007 Üzerine Geyikler
Bond
dırınınının dırınınını
JAMES BOND
Derlerki "double 0" lar çok yaşamaz bu alemde!...
Evetttt tipik bond geyiklerine hoş geldiniz. Bond öle bir adamdır ki elleriyle vincin tepesine tırmanıcak kadar kuvvetli, pokerde bir matematik dahinsini yenicek kadar akıllı, sözkonusu mebla 150 milyon dolar olsa bile, para dediğin nedirki elinin kiri tarzı bakışlar fırlatarak elindeki tüm fişleri bir an için bile tereddüt etmeden" all in " yapıcak kadar gözü kara. Masadaki düşmanına "sen pisliğin tekisin, bense bu filmin jönü" dercesine bakar ve ardından kartları açar, oda ne!... 007 gene sen kazandın harikasın koçum benim bea!... Ve bizim Bond ölesine artistik bir ajandır ki, gene düşman kuvvetlerden birinin eşi olan " too sexy" veya " very hot" yada Türk tabiriyle " memleket gibi kadın" olarak nitelendireceğimiz hatunun öpücüklerine ve tahrik edici konuşmasına aldırmadan soğuk bir ses tonuyla kadını sorgular ( çaktırmadan tabi ). Hatun biraz daha rahat birşeyler giymek için lavaboya gittiğinde James çoktan kötü adamı kovalamak için son model arabasıyla çok tehlikeli maceralara doğru yola çıkmıştır.
Bond düşünüp durur "Tanrım dünyadaki bütün kadınlar bana hasta, peki beni reddedicek zeki ve mağrur, arada laf sokan bi hatun yok mudur?" İşte tam o sırada bebek yüzlü "accounter" bir kompartıman dairesinde belirir. Sonra Bond'un elini sıkmadan masadan kalkar ki bu üstüne hatunların atlamasına alışık olan bond için çok sıradışı ve baştan çıkarıcı bir olaydır.
İşte filmin muhteşem restleşme sahnelerinden biri şudur. Lavaboda devasa ayna karşısında makyajını yapmaya başlayan "accounter" (ki kamera stop dediğinde usta makyözler tarafından baştan yaratılıcaktır) Bond'un içeri getirdiği elbiseyi görünce şoke olur "Bu elbisede niçin?" der.
Bond cevabı şırrak diye yüzüne çarpar "masaya eğilip boynumu öptüğünde insanlar dekoltenden gözlerini ayırmamalı veee dikkatleri dağalmalı, yanımda gezdirdiğim kadın baştan çıkarıcı olmalı..." der.
Accounter sağ kaşını 20 derecelik açıyla hafifçe kaldırır ve hain bi gülümsemeyle Bond'un tekrar içeri girmesini bekler. Bond yatağın üstünde bizim muhasebeci fıstığın aldığı smokine bakar vee...
"Bu terzi dikişi, bedenimi bile bilmiyorsun ve hiç gerek yoktu, bütün smokinler birbirine benzer" Bunun üzerine too hot and clever accounter cevabı yapıştırır
"Ölçünü seni ilk gördüğüm gün almıştım ve bütün smokinler birbirinin aynı değildir, eğer aşşağı birlikte iniceksek o masada biri bana ait görünmeli!"
Vayyy bea, şu cevap karşısında titremiycek bir adam var mıdır acaba?
"Hatuna bak mübarek zetina dikiş makinası gibin hemen ilk bakışta, demek heryerimi süzdü veee ölçülerimi, ahhhh ahhh". Diye aklından geçirir Bond.
"Hatuna bak mübarek zetina dikiş makinası gibin hemen ilk bakışta, demek heryerimi süzdü veee ölçülerimi, ahhhh ahhh". Diye aklından geçirir Bond.
Neyse Bond smokini giyer ve CUK OTURUR!.. Tanrım ne biçim bi ölçü alınmıştır o ilk karşılaşma esnasında!...
Evet bu bloga şimdilik Sherly Crow'un tomorrow never dies adlı parçasından bir kupleyle son vereyim bari ;)
Yoksa yazının rengi değişecek (merak edenler filmi izlesin Casino Royale :)

Yorumlar
Yorum Gönder