Bir Turgut Uyar geçti...
Bugün Turgut Uyar’ın doğduğu gündür... Doğduğum yılda dünyayı terkedişi manidardır, oysa oturup iki lafın belini kırmayı ne çok isterdim... Ne güzel şeydir yazmak, sözleri uçmuştur ama yazıları bizledir.
“Şimdi gemiler geçer uzaklardan
Gönlüm güvertede sereserpedir" (*)
Gönlüm güvertede sereserpedir" (*)
Gönlü sereserpe yatırmaktır onun yaptığı, güzel bir şiiri “ Bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi” (**) ne benzetişi ne güzeldir…
Ya da mutlu olmanın göğe bakmak kadar basit olduğunu söyleyişi...
“İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım" (***)
Baksak ya göğe hakikaten grin ifade simgesi
Kendi kendine
“Biliyor musun
Aşk şiiri yazmaktan bıktım
Bir gün şöyle bir baktım
Yazdığım bütün şiirler öyle" (****)
Aşk şiiri yazmaktan bıktım
Bir gün şöyle bir baktım
Yazdığım bütün şiirler öyle" (****)
Dedikten sonra olsa gerek aşağıdaki dizeleri yazmıştır...
“Sevgilim sevgilim
Açlıktan ölür onlar
Açlıktan ölür onlar
İşte bundan ötürü
Hüznü artık bir ayıya bıraktım" (*****)
Hüznü artık bir ayıya bıraktım" (*****)
Mühendis yanıma en çok hitap ettiğinden midir bilinmez, Göğe Bakma Durağı’ndan sonra en sevdiğim “Sibernetik” dir diyorum şiiri buraya ekliyorum. İyi ki yazmıştır, iyi ki buralardan Turgut Uyar geçmiştir, okunmalıdır azizim ezberden sevilmelidir...
“Üç kere üç dokuz eder
Bilirsin
Birin karesi birdir
Kare kökü de
Bilirsin
'Mutlu aşk yoktur
Ama baharda ya da dışarda
Sonsuz göğün altında
Aşkın aşkla çarpımı
Nedendir bilinmez
Garip bir biçimde
Hep sonsuzdur”
Bilirsin
Birin karesi birdir
Kare kökü de
Bilirsin
'Mutlu aşk yoktur
Ama baharda ya da dışarda
Sonsuz göğün altında
Aşkın aşkla çarpımı
Nedendir bilinmez
Garip bir biçimde
Hep sonsuzdur”


Yorumlar
Yorum Gönder