Nehirle birlikte akmak...
Ani o anda yasamak gerek mirim. Keza bıraktığın ile dönünce
bulduğun arasındaki devasa fark seni sarsacaktır!

Ne demiş Herakleitos, ‘ayni nehirde iki kez yıkanılmaz’ çünkü aynı zaman, aynı mekan, aynı şartlardaki bir fırsat insanın eline sadece bir defa geçer. Derinden hissettiğim bir sözdür bu, özellikle geçmişe ait bir yeri tekrar ziyaret ettiğimde. Çok da geçmişe gitmeye hacet yoktur elbet. Hayat o kadar hızlanmıştır ki, ufacık bir zaman ara verseniz bile insanlardaki, durumdaki, yerdeki değişimi çok rahat görebilirsiniz. Son dakikada treni kaçırmak, banta baka baka valizi görememek veyahut anlamsız bir bekleyişin sonunda ‘ellerim bomboş’ şarkisi ile baş başa kalmak gibidir…
Buradan çıkartılacak sonuç hiçbir gidisin aslında donuşu olmayacağıdır.
Çünkü bırakıp gidilen yer aslında artık yoktur. Dolayisi ile olmayan mekana,
zamana ve kişilere ait plan yapmak anlamsızdır. Cunku cogu ilişki zamani,
mekani asacak güce sahip değildir ve en kotu yanı sizin bunu ancak gözlerinizle gördüğünüz zaman idrak edecek oluşunuzdur.
İşte tam da bu anda yapılacak şey bellidir.
Nehirle birlikte akmak…
Yani ‘o ani’ o anda yasayın, sevgi mi, öfke mi, sefkat mi
hangisi ise. Hani sarılacaksan sımsıkı, kemiklerini kırarcasına, sinirlendi mi ağzına
geleni sayacaksın (öyle değil tabi de belli edin baabinda yazıyorum J), mutlu mu oldun ağzın yırtılacakmışçasına
kulaklarina kadar güleceksin, sonra bitecek! Çünkü hayat sonraya bırakılacak
birsey değil, cunku duygular aslinda beslenmek için birçok seye ihtiyaç duyar
ve bunlarin en temeli ‘an’ dir. An geçince solmaya baslar her şey, sinir de,
mutluluk da, sevgi de, ask da, arkadaşlık da…
Iste tam da bu nedenle, ne önceye ne sonraya zaman
harcamayacaksın. An, aldigin nefes, ayak bastigin toprak, yüzüne baktığın, dokunduğun kişiden ibarettir… Çünkü hayat nehirle birlikte akmaktır, nereye giderse, oraya…
Bu arada ne zaman yolla yolculukla ilgili birşeyden
bahsetsem aklima hep Can Dundar’in “Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın...”
yazisi gelir. Asiri depresif olduğunu kabul etmekle beraber söylediklerinin doğru
olduğunu kimse inkar edemez kanaatindeyim. O yüzden okumak isteyenler için asagiya
ekliyorum, buyrunuz efenim…
"Bavulları hep toplu durmalı
insanın...
…
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
…
Kendiyle
hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı..."
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı..."
İlgili sarki Styx’den sizler için geliyorrr J Aslinda pek de ilgili değil
ama kendisini pek severim. O zaman hep birlikte nehirlere doğru
"Take me back to my boat on the river"…
Yorumlar
Yorum Gönder