Haydarpasa Gari ve Bilmedigim Hersey Uzerine...
Bugün birden aklima
düstü. Sasilasi birsey degil ne de olsa Haydarpasa bu… Benim
icin cok sey ifade eden bu bina hakkinda pek de fazla birsey bilmedigimi
farkettim, kendimi ayipladim ve sonra okumaya koyuldum elbette :)
Efendim hasmetli Haydarpasa Gari II. Abdulhamit doneminde tam
olarak 1906 yilinda 1100 tane (ki herbirinin 21 metre oldugunu da unutmayalim) tahta kazikla hazirlanmis
bir temel ustune kurulmus [1]
Eksisozluk yazarlarina
guvenecek olursak II. Abdulhamit’in "bunca kilometre demiryolu yaptım
memlekete, çelik rayların ucu Haydarpaşa’da. Koca binalarıyla liman yaptım,
yine belli değil. bana o rayların denize kavuştuğu yere öyle bir bina yapın ki,
ümmetim baktığında ‘buradan bindin mi hiç inmeden mekke’ye kadar gidilir’ desin”
emriyle 3 vakte kadar insaa edilen mimari bir eserdir. Daha cok kaynak
okudugumda ise isin rengi giderek degisti tabi.
Eksiye guven olmaz diyip actim basilmis makaleleri, okumaya basladim. Bir
kaynakta Osmanli’nin bati ile yakin iliski icerisine girmesinin bir ornegi
olarak kabul edilirken (Taaaa 1977’de basilmis makale buldum okudum daha ne
yapayim) [2], baska bir kaynakta daha da ileri giderek I. Dunya Savasi’nin
esiginde Alman imparatorlugunun anadolu demiryollarina yaptigi yatirimin bir
parcasi olarak gecmekte [3]. Yani paranin tamaminin II. Abdulhamit'in cebinden ciktigi tam bir muamma a dostlar.
Neyse efenim insaat 2 sene
icerisinde tamamlanmis ve demiryolu hakikaten Istanbul’dan Sam’a hatta Medine’ye
kadar uzanmistir. Peki Haydarpasa’dan kalkan ilk tren nereye gitti biliyor
musunuz? Elbetteki Pendik :) Tarihindeki Ilk tren dudugu
Haydarpasa – Pendik hatti icin calmis. Bu bilgiyi ögrenince icim bir hos oldu nedense.
Adinin nereden geldigini soranlara bos bir araziyken o alana
‘Haydarpasa Cayiri’ dendigini soylemem yeterli olacaktir sanirim. Cayir deyip
gecmeyin ha, Abülmecit’in
oğulları V. Murad ve II. Abdülhamit’in sünnet düğünleri icin burasi secilmis
zamaninda, öyle gorkemli bir cayir :p
E cayirin adi nereden geliyor diye merak ediyorsaniz, Osmanli
donemindeki mimar Hasanpasa’dan geliyor diyecegim. Vefatindan sonra bu alana
onun adi verilmis. Peki Haydarpasa’nin, Haydarpasa Gari’nin mimarisinde bir
emegi var mi diye sorarsaniz ‘hiiiiccc alaaakasiii yokkkk’. Alman
mimarisi ile Italyan el emeginin bulusmasi bu binayi ortaya cikarmis. Iki Alman mimar
Otto ve Ritter Helmuth Cuno ‘Neo-renaissance’ stilinde binayi tasarlamis, Italyan
tas ustalari da neoklasik stille ve eklektik usulle binayi giydirmisler (ben
yazanlarin yalancisiyim yoksa binanin karsina gecip bir elimde pipomla, ‘efenim
tam bir neoklasik’ demedim tabi ki :p
Gariban Haydarpasa’miz
(yazinin bundan sonraki kisimlarinda Haydarpasa deyince Haydarpasa Gari’ni
kastetmekteyim bilginize) tarihinde ilk yangini 1917’de icerisinde barindirdigi
cephaneler tutusunca yasamis. Su anda gordugumuz Haydarpasa, mimarimiz Vedat Tek
Bey tarafindan oryantalist stilde yeniden yapilmis olan versiyonu [4]. Bahtsiz Haydarpasa'nin basina gelmeyen kalmaz, 1979’da tam yamacinda bir
tankerin bir gemi ile carpismasindan sonra tekrar hasara ugrar ve sonrasinda da
dis cephesi tekrar restore edilir. 2006 yilinda UNESCO World Heritage Center
tarafindan hazirlanan özel bir raporla ivedilikle koruma altina alinmasi
gerektigi vurgulanmistir [5]. Artik adamlarin icine mi dogdu bilinmez, bundan tam 4
sene sonra tarih 2010’u göstermekteyken gozlerimizin önünde cayir cayir
yanmistir. Sonrasinda otel mi olacak, satilacak mi tartismalari Kültür ve
Turizm Bakanligi’nin modernizasyon projesini onaylamasiyla son bulmustur [6]. Emektar gar eski gorevine devam edecektir.
Haydarpasa’nin
yeri ayridir… 1960’larin ultra-mega-kenti Istanbul, nam-i diger koca sehire
yurdum insaninin ilk ayak basisi, dusmaniyla ilk yuzlestigi yer olarak akillara
kazinmistir bir kere. Bu cumleyi elbetteki Yesilcam filmlerine baglayacagim.
Haydarpasa’nin sahnedeki yerini almasi 1961’de Halit Refig’in ‘Gurbet Kuslari’
ile baslar. Istanbul’a goc eden 6 kisilik ailemizin amaci koca sehri yenmektir
(bkz. sanaaaa yenillllmiiiiyceeeemmmmmmmmmm Istanbullll) Sonrasinda bir diger
klise olan meshur olmak icin memleketten kacmis Ayse’nin sehirle ilk
karsilasmasi Atif Yilmaz’in ‘Ah Guzel Istanbul’u ile elbette Haydarpasa’a ayak basmasi ile gerceklesmistir [7].
Filmleri, tarihi
soyle dursun benim icin Haydarpasa, Kartal’dan babamin kucaginda baslayan tren
yolculuguma, durak isimlerini dogru saydigim icin kocaman bir aferim aldigim ve
sirf bu yuzden mutlu oldugum, kirmizi pabuclu cocukluk gunlerimin, acik koyu
mavili alacali ucan balonlari, kagit helvalari, metal jetonlari ile
muhtesem tostlari olan dunyanin en guzel manzarali minik bufesinden sizi
Kabatas vapuruna ugurlayan sicak bir dost kucagidir. Benim icin Haydarpasa önünde resim cekildigim kara trenidir. Ilk ayrilik acisini ustune oturup soguk
havada sicacik cayimi yudumlayarak gecistirdigim merdivenleridir. Benim icin
Haydarpasa kosturarak gecsem dahi icimden ellerimi kaldirip her seferinde o klise cumleyi ‘Sanaaaa
yenilmiiiyceeeeeemmmm Istanbulllll’ söyleten ve kocaman bir tebessumle yoluma
devam ettiren yuvamdir. Benim icin Haydarpasa vapurdan ayak basip iskelede bozuk megafonundan trenin hangi garden kalkacagini bekledigim andir,
anilarimdir…
1 http://www.turkeytravelplanner.com/go/Istanbul/Transport/HaydarpasaStation.html
2 Quataert,D (1977) Limited Revolution: The Impact of the Anatolian Railway on Turkish Transportation and the Provisioning of Istanbul, 1890–1908 v51 Business History Review
3 Kiris,I.M (2013) Re-Exploring Late Ottoman Buildings In Today’s Istanbul, IJAR, Vol 7
4 Freely J. A History of Ottoman Architecture
5 Istanbul UNESCO World Heritage Site, Visual Impact Assessment Study, 2006 Risk Map: http://www.international.icomos.org/risk/2006/istanbul2006/historic_town_center.pdf
6https://www.wmf.org/project/haydarpaş-railway-station
7 Yigit, Z. (2017) Post-migration Representations of Istanbul in Turkey’s Independent Cinema European Journal of Multidisciplinary Studies Vol 5.
8 Altay, V., Ozyigit, I I., Osma, E., Bakir, Y., ve Demir, G (2015) Environmental relationships of the vascular flora alongside the railway tracks between Haydarpasa and Gebze Journal of Environmental Biology, suppl. Special Issue
9 , B., , A.C, , A., Z.C. ve Suzen, M.L. (2016) Assessment of tsunami resilience of Haydarpaşa Port in the Sea of Marmara by high-resolution numerical modeling Earth, Planets and Spae Vol 139
NOT: Yukarida okudugum yayinlari koyuyorum merak edenler acsin daha detayli incelesin. Aslinda yazi burada
bitti ama okudugum iki enteresan makale daha var. Haydarpasa Gari ile ilgili
akademik ne calisilmis diye bir gozatayim dedim biri botanikcilerden geldi. Gar
cevresinde tam 195 farkli turde damarli bitki oldugunu bulmuslar [8] (bize sorsan ot der geceriz isin asli oyle
degil iste ;P) Diger bir calisma da Istanbul’ da tsunami olursa ne olur diye
bakmis. Haritayi asagida veriyorum Haydarpasa gari degil ama Besiktas
iskelesinden uzak durum derim ;p benden soylemesi.






Yorumlar
Yorum Gönder