Doktora Yapmanin 7 Evresi

Son zamanlarda doktora yapan arkadaşlarımı ve eski öğrencilerimi görünce ve bazılarına, ‘metin ol kuzucum bu da geçecek’ isimli konuşmalar yapınca doktorasını bitirmiş bir insan olarak hangi aşamaların onları beklediğini yazarsam belki içlerine bir nebze su (kaynar su da olabilir tabi :p ) dökmüş olacağımı düşünerek bir yazı yazmaya karar verdim.

1. Asama: Kaygı

Doktora kaygılı bir süreçtir. Ilk aşamada ‘niyet ettim doktora yapmaya’ diyen insanın ALES, UDS, TOEFL gibi sınavlara koştur koştur girmesinin ardindan seçtiği okulun mülakat listesinde adını görmesiyle baslar. Kişiye ilk olarak eksiklik duygusunun aşılandığı asama birinci asamadır. “Tanrım acaba beni doktoraya alacaklar mi?”, “Bir suru aday var”, “Tuh bu sene de çok kontenjan açılmamış”, “Ya kabul alamazsam bir sürü insana da söyledim doktora yapmak istediğimi”, “Ya mülakatta rezil olursam” gibi sorular kafada döner durur. Takdir edersiniz ki lisans ve yüksek lisans eğitimi boyunca gördüğünüz tüm derslerden soru gelebileceği için, kapıda mülakat siyasinin gelmesini beklerken sayın doktora adayları kaygının ne demek olduğunu bir kez daha öğrenirler. Bu asama kabul listelerinin açıklanması ile sona erer.

Mulakat öncesi için son gece icin Audioslave’den “Be Yourself” bence oldukça iyi gider

“And even when you've paid enough, been pulled apart or been held up
With every single memory of the good or bad faces of luck
don't lose any sleep tonight
I'm sure everything will end up alright
You may win or lose
But to be yourself is all that you can do”




      2. Asama: Gaz

Listede kabul aldığını öğrenen mazlum doktor adayı (ki kayıt anından itibaren onlar artık birer müstakbel doktordurlar) sevinç çığlıkları atar. Sonrasında Eylül ayında donemin açılmasına kadar gecen bu süreçte gelen tebrikleri kabul eder, aile, hisim akraba, es-dost-arkadaş üçgeni tarafından pohpohlanırlar. Bazı kendini bilmezler “Duydunuz mu Ayşe’nin kizi Belkıs X üniversitesinde doktorayı kazanmış, nasıl oldu anlamadık”, “Serpil inana biliyor musun bizim Belkıs doktoraya girmiş ay duyunca inanamadım, ne var sanki ben başvursam ben de girerdim ki hih, istemediğim için oraya başvurmadım zaten” seklinde açıklamalarda bulunsalar da bunu sizin yüzünüze değil arkanızdan yaptıkları için ruhunuz duymaz :D Masum doktora adayı olarak bu aşamada sadece mutluluk, sevinç ve gurur hissedersiniz.

Doktorada baska bir okula başladıysanız okulun ilk günü güneş gözlüklerinizi takın ve kapıdan girerken Led Zeppelin’den “Immigrant Songu dinleyin



“We come from the land of the ice and snow,
From the midnight sun where the hot springs flow.

Hammer of the gods will drive our ships to new land.
To fight the hordes and sing, and cry.
Valhalla, I am coming.”

3. Asama: Kendini Akıntıda Kaybetmek 

Derslerin başlamasından yeterlik sınavına kadar gecen bu aşamada, günler günleri, aylar ayları hızlıca kovalar durur. Gaz aşamasını terk etmiş müstakbel doktorcuklar o dersten bu derse, dersten ise, isten eve, evden okula koşturur dururlar. Arada sinemaya gitmeye ya da bir kahve içmeye vakitleri olursa kendilerini şanslı hissederler. 1 sene ile 2 sene arası sürecek bu uzun aşama en hızlı gecen asamadır. Zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz ta ki son dersi verip “oh” diyemeden önünüzdeki yeterlik sınavının stresini iliklerinize kadar hissettiğiniz “Hayatin Anlamını Sorgulama” kısmıyla yüzlesene değin. Not bu asamda sadece daha prestijli bir is bulmak için linkedin profiline “PhD Candidate” yazıp, isi bulduktan sonra dersleri eken bazı pıtırcıkların doktorayı mental olarak bırakması ama etrafa çaktırmaması gibi bazı eylemleri içerir. Canini dişine takan müstakbel doktorlarımıza gelince, gariplerim saclarını beyazlata dursun.

(Bu asama için dersler tingir mingir giderken “Pavane Op. 50”, vizeler için Rolling Stones “Paint It Black”, final koşuşturmacası için de Rachmaninoff “TheFlight of the Bumblebee” yakışır bence)

4. Asama: Hayatin Anlamını Sorgulamak

İste tam da bu nokta insanın içine pişmanlık tohumlarının serpildiği noktadır. Bu aşamadaki müstakbel doktorları nerede görseniz tanırsınız. Genel olarak saatlerce masa basında oturmaktan kaynaklanmıs minicik tatlıs bir kambura sahiptirler. Sac ve sakal hafiften birbirine karışmıştır (Kadin doktor adaylarında bu durum ilk etapta oje sürmeme, makyaj yapmama gibi temel güzellik kaygılarının görmezden gelinmesi ve hatta kas-bıyık bırakmaya kadar giden iğrenç bir surece dönüşebilir). Yüze uykusuzluktan hafif bir mahmurluk, yanaklarda ve vücutta yenen çikolata ve cipslerden kaynaklı bir tombulluk gözlenir. Kişi şanslıysa ergenlik sivilcelerinin tamamına değil yalnızca bir kısmına kavuşur. Bu aşamada müstakbel doktorlarımız yorgun olmalarına rağmen hep kendilerinden beklenmeyecek derecede hızlı adımlarla yürürler çünkü her şey için geç kalmışlık hissi kafalarını kemirir durur. Okunacak daha çok kitap vardır, Winston mu oda neymiş Bazaraa’da okunmalıdır. Peki gelelim bu aşamada adaylarımızın ruh haline. Gecenin bir vakti kan ter içinde uyandığınızda birden kendi kendinize “peki hoca cozutup Bender’s Decomposition sorarsa ne halt yiyeceğim ben” derken bulursunuz. Odanız oldukça şenliklidir, rengarenk not kâğıtları kilolarca çekilmiş fotokopiler, ders notlarınız, kütüphaneden alinmiş kitaplar, yenmiş abur cubur artıkları adeta bir bayram havası yaratır ve siz o noktada kendinizi bu odaya niye hapsettiğinizi durup düşünürsünüz. “B.k vardı sanki niye doktora yapmak ister ki insan”, “ulan ya geçemezsem iste o zaman sıçtık”, “O Mehmet var ya kesin arkamdan bak geçemedi oh olsun diyecek, peki ben evdekilere ne diyeceğim, peki sevgilim bir donem daha yeterlik çalışan birine katlanır mı? Ya bırakırsa, ulan doktora yapacağız diye yalnız kaldık iyi mi? Sonrasında göz yaşları, haykırışlar içerisindeyken bu durum bir elinize kahve, diğer elinize çikolatalı kek alıp gecenin 3’unde dur ya su Markow Chain’e bakmamıştım en iyisi ona bakayım demekle yerini geçici bir sakinliğe bırakır.

Pink Floyd'dan "Brain Damage" ve Buyuk Ev Ablukada’nin “Cildirmiycam” adli eseri bu  asamadakiler için geliyor (Yaziyi okuyunca sondaki videoyu izlemenizi tavsiye ederim :D )

“You lock the door
And throw away the key
There's someone in my head but it's not me”

5. Asama: Köprüden Önceki Son Çıkış

Bu aşamanın isim babası aslında yeterlik sınavını geçtikten sonra elimi sikan ve “tebrikler köprüden önceki son çıkısı geçtin, her şey şimdi başladı” diyen sevgili yeterlik jüri hocamdır. Kızgın kumlardan serin sulara atlamış, fezayı gezmiş, kuşları, böcekleri, kedileri ve hatta önünüze çıkan herkesi kucaklamak istediğiniz bir ruh halinde olduğunuzdan hocanızın ne dediğini anlamazsınız. Bu mutluluk evresi yaklaşık 3 ay sürer. Ve sonrasında tez yazma sureci baslar. Memlekette doktorlara bırakın emeklerinin karşılığının verilmesini, cüzzamlı muamelesi yapıldığını idrak ettiğinizden ve o kadar emek harcayıp yeterliği bile geçtiğinizden “aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık” tadında içsel konuşmalarınız olur. Sektöre göre sözüm ona “over-qualified” olduğunuzdan pahalı bir işgücüsünüzdür ve tercih edilmesiniz. Ha akademide kalmaya mi niyetlendiniz çok üzgünüm köşe kapmaca oyununda tüm köseler çok önceden başkaları tarafından kapıldı –veya rezerve edildi-Ortada o kadar harcanmış emek vardır bu noktada bırakma kararı almak yürek burkar bu yüzden kafasında soru işareti olan adaylara 5. Asamadan önce doktorayı bırakmaları tavsiye edilir.

Yeterlik sınavını geçtiğinizi ogrendiginizde “Alors On Danse” olur, “Mambo No.5” olur, Sean Paul “Temperature” olur bu sarkıllarla dans edin, kudurun, çıldırın. Olayın üstünden bir hafta geçince de mümkünse çimenlere uzanıp “Adagio ForStrings, Op. 11” ve “Okuribito-Memory” dinleyin ve öncesindeki günleri hiç yaşanmamış sayıp kendinizi huzura boğun.  

6. Asama: Gozlerimi Kaparim Vazifemi Yaparim



Bu evre yok mu ah bu evre… Durumu kabullenen müstakbel doktor, alnına ortasında lotus cicegi resmi olan bandını (Okinawian flower headband meşhur Karete Kid takıyordu elbette yanilmadiniz) takar ve chopstick ile karasinek avlamaya çalışır. Civar vilayetlerdeki tüm kahvecileri tek tek gezer, tezini yazar (Yeterlik doneminde kendini eve kapattigi icin artik ayni odayi, ayni masayi gormek icini kaldirmaktadir cunku). Bu donemde en yakin dostu bilgisayarı, not defteri, kalemi ve kahvedir. Son rövanşı olan bitirme sunumuna kadar gecen hazırlanma donemi tam bir kendini adayış surecidir. Korkmayın korkmayın düzenli olursanız eğlenceye vakit ayırırsınız. Bir yanınız yaprak dökse de bir yanınız çiçek açacak içiniz rahat olsun :)

Bu aşamanın şarkısı elbette Linkin Park – "In theEnd"

It doesn't even matter how hard you try 
Keep that in mind
I designed this rhyme to explain in due time 
All I know time is a valuable thing 

Watch it fly by as the pendulum swings 
Watch it count down to the end of the day 
The clock ticks life away 
It's so unreal 
Didn't look out below 
Watch the time go right out the window” 

Sona dogru yorgun duserseniz: "Gonna Fly Now"- Bill Conti nefis olur :)



7.     Kapanış



Bu evre bitirme sunumu sonrasında sizi dışarı davet edip hocalarınızın son kararı vereceği anla baslar. Kapının önünde içeride karisi doğum yapmakta olan müstakbel baba gibi volta atıp durursunuz.  Sonra birden kapı açılır, ciddiyetle hocalarınız sizi içeri davet ederler. Renk vermeyen yüz ifadesi sonrasında içinizde fırtınalar kopmaktayken (ki uzatma verme ve bu olmamış deme ihtimalleri hep vardır) hocanız elini uzatıp. “Tebrikler Sayın Doktor aramıza hoş geldin” der. O anda saygı duyduğunuz, uzaklarda, en tepelerde gördünüz profesörlerinizin sıcak tebessümü, kucak dolusu sarılmaları ve sizleri bir meslektaş olarak gördüklerini hissettirmeleri önceki 6 evrede tüm yasadıklarınız gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçmesine sebep olur. Fonda zihninizde mutlaka bir müzik çalacaktır. Benimkini merak edenlere AC-DC "Thunderstruck" introsu ile başladığımı, 6 sene önce kapıdan ilk giren halimi, elimde diplomamla kapıdan çıkarken andığımda ise içimde sadece hüzün olduğunu söyleyebilirim. Stockholm sendromu gibi bir şey :) Doktora çok yoğun, emek isteyen ve saygı duyulması gereken bir süreç. Doktora elinizde tuttuğunuz diploma değil Sevgili doktora yapan arkadaşlarım, doktora yolculuğun ta kendisi. Bittiğinde “Artık üstesinden gelemeyeceğim hiçbir şey yok” dedirten bir yolculuk. İnsanların, ekonominin, şartların yaptığınız şeyin kıymetli olduğunu size unutturmasına asla izin vermeyin.

Ve son olarak

Evet bitiyor


Bitecek  :)




Yorumlar

Popüler Yayınlar